29 Eylül 2016 Perşembe

Büyük Selçuklu Devleti


Batı Türklerinin Ataları: Büyük Selçuklu İmparatorluğu

Türkler Orta Asya’da çok uzun seneler at sürdüler ve birbiri ardına çok geniş topraklara yayılan devletler kurdular. Göçer ve savaşçı bir kavim olan Türkler, dönemin Moğol kavimleri ile asırlarca yan yana yaşamışlardır. Moğollar ve Türkler evlilik yoluyla bağ kurmuş ve beraber harp etmiş olduğu gibi, bazen de birbirileri ile çatışmışlardır.

Çin Seddi adıyla meşhur, binlerce kilometre uzunluğundaki yüksek duvar, bu ziyadesiyle hareketli ve atak savaşçıların bitmez tükenmez akınlarına önlem olarak dikilmiştir.


11.Yüzyıl’da Orta Asya’dan, Batı istikametine göçen Türk boyları, Pers (İran) topraklarındaki İsfahan kentinde kültürel açıdan ileri, tüm inançlara hoşgörü ile yaklaşan ve askeri anlamda oldukça güçlü bir devlet inşa etmiştir.  Büyük Selçuklu Devleti adıyla bilinen bu yeni devlet, Bağdat’ta ikamet eden Abbasi halifesi tarafından İslam’ın savunucusu ilan edilmiş ve kutsal toprakları etkisi altına almıştır.



Selçukluların Bizans Kapılarına Dayanması


Abbasi Halifesi’nin, Büyük Selçuklu Devleti’nin başındaki Tuğrul Bey’e, “Doğu’nun ve Batı’nın Büyük Kralı” unvanını vermesi ve devletin hudutlarını batı istikametinde genişletmeye başlaması, bölgede siyasi tansiyonu her geçen gün artırmaya başladı.

Günümüzde Bizans İmparatorluğu olarak da bilinen Doğu Roma İmparatorluğu, Selçuklular gelene kadar bölgenin kesin anlamda süper gücüydü. Ancak Tuğrul Bey dönemi ile başlayan Selçuklu Devleti’nin toprak genişlemesi, kendisinden sonra gelen Alp Arslan döneminde zirveye ulaştı. Ermenistan ile Gürcistan topraklarının ele geçirilmesiyle, Bizans İmp. ve Selçuklu Devleti arasında büyük bir harbin patlak vermesi kaçınılmaz hale geldi.



Selçukluların Batıya Göç Haritası

Devlerin Çarpışması: Malazgirt Meydan Muharebesi


1071 yılında Sultan Alp Arslan’ın Selçuklu ağırlıkla süvarilerden oluşan ordusu ile Bizans İmparatoru Romen Diyojen’in (Romanos Diogenes IV) lejyonları, Van Gölü yakınlarındaki Malazgirt ovasında karşı karşıya geldiler. Bizans ordusu, Selçuklu birliklerinden sayıca çok  üstündü. Ancak Selçuk ordusunun çoğunlukla atlı süvarilerden oluşan yapısı ve hızlı hareket kabiliyeti, Alp Arslan’a çok önemli bir avantaj sağlıyordu.

Sultan Alp Arslan çok güçlü karaktere sahip bir liderdi. Savaşlardaki ataklığı ve başarısı, ona halk içinde Alp (Yiğit & Kahraman) unvanını kazandırmıştı. Oldukça iyi eğitimli ve bilge bir serdardı.


Romen Diyojen ise Bizans’ın siyasal ve askeri anlamda çöküşte olduğu bir dönemde tahta geçmiş, asker kökenli bir sezardı. Cesur ve gözü pek biri olarak bilinmesinin yanında tavizsiz ve katı yapısı ile tepki çekiyordu. Yaptığı doğru askeri hamleler ile Bizans’ı az da olsa kendine getirmiş, fakat katı karakteri sebebiyle Konstantinopolis’in soylu halkı tarafından pek kabul görmemişti.


Bizans İmparatorluğu, taht mücadelesinin çokça yaşandığı, saray entrikaları ile ünlü bir İmparatorluktu. Tahta aday Doukas Hanedanı, Romanos’tan nefret ediyor ve arkasından bin bir çeşit dolaplar çeviriyordu. Malazgirt Savaşı onlar için bulunmaz bir fırsat oldu. Ordunun içinde üst sınıfa mensup elemanları bulunan bu soylu aile, açıktan açığa imparatora ihanet etti ve savaşta onun gücünü kırdı.



Malazgirt Savaşı'nda Selçuklu Sancakları

Malazgirt Savaşı çok çetin bir savaş olarak cereyan etti.. İki taraf da bu savaşı ölüm kalım meselesi olarak görmekteydi. Bu sebeple ölümüne savaştılar. Bizans ordusunda General Andronikos Doukas, harbin en ölümcül anında ordunun kanat savunmasını bozdu ve adamları ile geri çekilmeye başladı. Kaçarken İmparatorun öldüğünü söylüyordu. Bu söylenti Bizans ordusunda büyük bir sarsıntıya sebep oldu. Durumu hemen fark eden Sultan Alp Arslan, zayıflayan kanatlardan Bizans ordusunu doğru kuşatma harekatı yaptı. Merkezdeki Romen Diyojen ve askerleri Selçuklu atlıları tarafından sarıldı ve amansızca biçildi. Bizans ordusu büyük bir yenilgiye uğradı.


Bu esnada İmparatoru vermemek için merkez hattında ölümüne savaşan Baltık ülkeleri (İskandinavya) asıllı askerlere de bir not düşmekte fayda var. “Varangian Guards” adıyla bilinen bu üst düzey birliğin askerlerinden bir tanesinin imzası, Ayasofya’nın ikinci katında “Viking Yazısı” adıyla sergilenmektedir. İmparatoru esir vermemek için canhıraş bir biçimde çarpışmışlardır.


Nihayetinde, İmparator Romanos, Selçuklu askerleri tarafından esir alınır ve Alp Arslan’ın huzuruna getirilir. Roma İmparatoru’nun esir alınması, Orta Çağ dünyasında büyük bir ses getirmiştir. Alp Arslan yüklü bir tazminat ödemesi ve ağır şartlarda bir barış antlaşmasını kabul etmesi karşılığında İmparatoru serbest bırakır.


Ne var ki, Romanos Diogenes; Doukas hanedanı tarafından başkente varamadan esir alınır ve gözlerine mil çekilip kör edilerek, İstanbul’un adalarından birinde (Kınalıada) manastıra hapsedilir.



Selçuklu Mimarisine Güzel Bir Örnek Four Seasons Sultanahmet


Selçukluların Yükselişi ve Çöküşü


Alp Arslan’ın Malazgirt Muharebesini kazanması, Anadolu’daki Bizans savunmasını tamamen yok etmiştir. Bizans Devleti kendisini toplamaya zaman bulamadan Selçuklular Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun büyük bir kısmını ele geçirirler.

Alp Arslan ve oğlu Melikşah döneminde kudretinin zirvesine erişen ve altın yıllarını yaşayan Selçuklu Devleti, 1192’de Melikşah’ın vefatından sonra gerilemeye başlar.


Haçlı seferlerinin başlaması ile dalga dalga gelen büyük Haçlı birlikleri, Anadolu’daki Selçuklu gücünü yok eder ve Bizans kaybettiği toprakların bir kısmını geriye kazanır. Doğudan ise diğer Türk kavimlerinin baskınlarına maruz kalan Selçuklular, merkezi yönetimi muhafaza edemez ve parçalanır.



Selçukluların ardından Türk Beylikleri Haritası


Selçuklular Devleti’nden, Osmanlı İmparatorluğu’na


Selçuklu İmparatorları, Bizans’ı iki yüzyıl önce doğudan kuşatmış ve yenilgiye uğramıştı. Kaderin ilginç bir cilvesi olarak kendileri de aynı akıbete uğramaktan kaçamadılar. Doğudan göç eden kavimlerin sınırlarda yarattığı baskı ile yıpranan Selçuklular, Moğolların güçlü akınlarına dayanamadılar ve Kösedağ Savaşı’nda büyük bir mağlubiyete uğradılar.

Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra birçok Türk Beyliği ortaya çıktı. Bu beyliklerin içinden güçlü ve savaşçı yapısı ile öne çıkan bir beylik vardı. Osmanlı Beyliği ve onun kurucusu Osman Gazi, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük devletlerinden birinin doğuşuna ön ayak oldu.


Günümüzde Osmanlı İmparatorluğu Tarihi okullarda ağırlıklı ders konusudur. Selçuklu Devleti'nin tarihini ise maalesef Osmanlı kadar iyi bilmiyoruz. Bunun tasnifi de yeterince yapılmış değil.


Selçuklu Devleti ile ilgili google'ın yurt dışı arama sonuçları oldukça yüksek ve yoğun. İngilizce'de Seljuk Turks veya Seljuk Empire adıyla bilinen Selçuklular, Orta Asya ve Orta Doğu'nun da kaderini değiştiren bir devlet olduğu için, uluslar arası camiada dikkat çekiyor.


Selçukluların halen gözlenebilen tarihi mirası, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde gözlemlenebilir. Türklerin Bizans ile etkileşime geçmeden ve Ayasofya gibi kubbeli binalar inşa etmeden önceki, Orta Asya mimarisinin izlerini taşırlar. İstanbul'da İbrahim Paşa Sarayı'nın içindeki Türk İslam Eserleri Müzesi bu mirası deneyimlemek için eşi bulunmaz bir yerdir.


Serhat Engül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder